yesilcay

YEŞİL ÇAY:

       Yeşil çay, toplum olarak sık tükettiğimiz siyah çay gibi ”Camellia Sinensis” adı verilen  yaprak türünden elde edilen bir çaydır. Yeşil çayın siyah çaydan farkı fermantasyon işlemine tabii tutulmamasıdır. Diğer bir deyişle yapraklarının hemen kurutularak elde edilmesidir. Yeşil çayda oldukça fazla oranda antioksidan mevcut olup az da olsa kafeinde içermektedir.Tarihi 5000 yıl öncesine kadar uzanan yeşil çayın vatanına Çin diyebiliriz.Ancak yapılan bilimsel çalışmalardan sonra yeşil çayın dünyada pek çok ülkede  tüketiminin hızla arttığı söylenebilir. Bilimsel çalışmalar demişken yeşil çayın antioksidan özelliğinin fazla olması içerisinde bulunan  flavonoid maddesi içeriğinden gelmektedir.1

          Adı gibi görüntüsüde yeşil renkli olan bu çayın insan sağlığı üzerinde olumlu etkisi birden fazladır. Yeşil çay, diş sağlığında(bakteri plağı oluşumunu önleme), kolesterolü düşürmede,şeker hastalığı tedavisinde, kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemede, alzheimer ve parkinson gibi hastalıkların başlangıç tedavisinde yine hipertansiyonu düzenleyici rolü gibi faydaları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Yeşil çayın insan midesi üzerinde tok tutma özelliği ve vücut üzerinde yağ yakıcı etkisi ise sağlıklı kilo vermede büyük etken olmalıdır.

Yeşil Çayın aşırı tüketimi insan bünyesinde bazı sorunlara neden olabilmektedir. Yeşil çayın kafein içeriğinden dolayı, kafeine karşı hassasiyeti olan insanların tüketmemeleri gerekmektedir. Bilindiği gibi kafein içeren içecekler, anksiyete ve sinirliliğe neden olduklarından, kalsiyum emilimini azalttıklarından romatizma ve kemik sorunlarına neden olabilirler. Sağlımız açısından faydalı gördüğümüz içecek yada yiyeceklerin seviyesini vücudumuza göre ayarlamada,en iyi doktor kişinin kendisidir deyiminide unutmayalım…

hurma2

HURMA:

Hurma

Hurma palmiyegiller  familyasından dekoratif yapraklı bir palmiye türüdür. Palmiyeler gibi tropikal, ılıman ve çöl ikliminin görüldüğü yerlerde yetişir. Kazık ve saçak kök yapısına sahiptir. Sıcağı, güneşi sever, soğuktan hoşlanmaz. Türkiye’de Akdeniz ikliminin olduğu yerlerde yetişir. Hurma bitkisi içerdiği demir ve potasyum mineralleri ile metabolizma hızını artırıcı etki yaratmaktadır. Ayrıca buna bir de bol miktarda lif barıdırmasını da ilave edebiliriz. 150 gram hurma da yaklaşık olarak 250 kalori var. Yaş hurmanın 150 gramında ise 100 kalori bulunuyor. Yani hurma ile zayıflamayı düşünüyorsanız yaş hurma tüketmekte fayda olduğu söylenebilir. Ama diğer yandan da kurutulmuş hurma, şeker bakımından çok daha yoğun olduğu için kan şekerini yani kandaki glisemik düzeyi dengelemekte ve açlığı bastırmaktadır. Hurma yemeklerden 40 dakika kadar önce 4 adet yaş hurma ya da 2 adet kuru hurma olarak tüketilirse iştahın bastırıldığı görülecektir.

 

HURMA DİYETİ:hurma2
Hurma  diyetinin zayıflamada en önemli diyet olma özelliğini hücre içi yağ yakımını hızlandırması ve vücudun oksijen harcamasını artırmasından geldiği düşünülmektedir.   Sağlıklı bir zayıflama için Ender SARAÇ hocanın önerdiği Hurmayı yoğurtla beraber kullanılarak 1 Haftada beş kilo vermek mümkün görünüyor. Şimdi Hurma yoğurt diyetimizle  ile ilgili önemli noktalara bakalım;

yoğurt

Hurma yoğurt diyeti bir hafta kadar süre ile uygulanabilir. Her öğünde 7 hurma ve bir kase yağsız yoğurt olmak üzere günde toplam 21 adet hurma ve 3 kase yoğurt ile yenilebilir. Ancak burada şuna dikkat etmek gerekir; Hurmalar kaliteli ve temiz hurma olmalı. Ayrıca diğer önemli nokta hurma yoğurt diyeti uygularken kullanılacak hurmaları bir gece önce bir bıçakla yararak suya yatırın. Çünkü suda bekletilen hurmanın laksatif etkisi artmaktadır. Bu sayede ise vücutta tok tutucu özellik iki katına çıkmaktadır. Vücudun günlük ihtiyaç duyduğu vitamin ve minareller fazlasıyla hurma ve yoğurtta bulunmaktadır. Ayrıca Hurma diyetinde  bol su içmek de bir o kadar önemlidir. Hurma diyeti ile bir haftada vücudunuzdaki yağ oranına göre  5-7 kilo vermeniz mümkündür.

Zayıflama amacı ile Hurma diyeti yaparken önemli olan nokta diğer diyet disiplinlerinde olduğu gibi; rafine şeker, rafine un ve mamulleri, beyaz ekmek, tuz, işlenmiş et ürünleri gibi gıdalardan tamamen uzak durulması gerektiğidir. Ancak Tam tahıllar az miktarda olsa tüketilebilir, tahıl yerine bakliyat  nohut, mercimek, fasulye vs. tercih edilmelidir.

Hurma diyetini tercih edenler, hurma diyetinin etkilerini ilk üç günde gördüklerini belirtmişlerdir. Bu sürede vücutta bağırsak hareketlerinin hızlandığı, kabızlık, şişkinlik gibi problemlerin büyük ölçüde azaldığı, vücudun hızlı bir yağ yakma sürecine girdiği belirtilmiştir.

Hurma diyeti ile ilgili hatırlatmadan geçemeyeceğimiz nokta ise; hurma diyeti sağlık sorunu bulunanlar, şeker hastaları ve hamileler için önerilmemektedir. Diğer yandan hurmanın kalorisi yüksek olduğu için hurmayı aşırı tüketmek kilo alımına neden olacaktır. Herşeyin fazlası zararlı olduğu gibi hurmanında aşırısından kaçmak gerekir.

 

 

andız pekmezi

fdg

ANDIZ PEKMEZİ:

 

Andız pekmezi yüksek rakımlı bölgelerde yetişen andız ağacının kozalaklarından elde edilen oldukça şifalı bir pekmezdir. Özellikle ülkemizde Akdeniz Bölgesi Toros dağlarında yetişen ve yapımı da oldukça zahmetli olan andız pekmezinin  faydaları saymakla bitmez. Öncelikle demir bakımından zengin olduğundan, kansızlığa karşı oldukça etkili olduğu ispatlanmıştır. Andız pekmezinin,  ciltte kaşıntı, sedef, öksürük, basur, alt ıslatma gibi problemlerde faydalı olduğu dile getirilmiştir. Aynı zamanda, alerji ve egzama gibi sorunlarda da vücuda dayanıklık vererek bu rahatsızlıkları önleyebilmektedir. Bunların yanında, andız pekmezi’nin saçlara kuvvet verdiği, karaciğere iyi geldiği, balgam söktürdüğü ve kanı temizlediği iddia edilmektedir.Andız pekmezinin zararlı olduğu düşünülemez. Ancak pekmezin yapımı sırasında ya da saklanması sırasında uygun koşulların oluşturulmaması nedeniyle zararlı etkileri olabilir. Bu diğer pekmez türleri içinde geçerlidir. Ardıç ağacı türlerinden olan Andız meyvelerinin içerisinde sert bir çekirdek bulunur ve bu çekirdeklerden andız tespihi de yapılmaktadır. tesbih,

Andız ağaçlarının çoğalması için bir de ardıç kuşuna ihtiyaç vardır. Ardıç kuşları, andız tohumlarını yerler ve mideleri dış kabuğu sindirdikten sonra kalan çekirdeği dışarı atarlar. Böylelikle toprakla buluşan iç çekirdek filizlenebilir. Andız meyvesinin dış kabuklarından ise andız pekmezi yapılmaktadır.

ds

Andız Pekmezinin  birçok faydalı olduğu alan varken andız pekmezi hakkında önemli bir noktayı vurgulayalım. Gerek andız ve gerekse diğer pekmez çeşitlerinde hatta, lokum, pişmaniye, bal ve reçellerle ilgili önemli husus ise, bu tür şekerli yiyeceklerin içerisinde bulunan HMF adlı ( Hidroksimetilfurfural, C6H6O3 ) kimyasal bir maddedir. Bu madde, kanserojen ve gen yapısını bozan oldukça tehlikeli bir maddedir. Çok yüksek ısılarda işlenmiş tüm şeker içerikli besinlerde oluşan bir maddedir. Bu nedenle; pekmez, bal veya herhangi bir şekerleme ürün alırken mutlaka çok kaliteli olmasına, düşük ısılarda vakumlama tekniğiyle üretilmiş olmasına dikkat edin. Yapılan araştırmalarda özellikle geleneksel yöntemle hazırlanmış pek çok pekmez türünde yüksek HMF oranına rastlanmıştır. Evde  yüksek sıcaklıklarda yapılan tatlılarda dahi bu tehlike mevcuttur. Bu tür pekmezlerin renkleri koyu olduğundan yüzden koyu renk andız pekmezini tüketmemelisiniz. Bunun yetişkinlere ve çocuklara oldukça zararlı olduğu söylenmektedir.Bu yüzden sanayi üretimi pekmezlerde HMF sınırlaması bulunmaktadır. Bu nedenle andız pekmezinin pişirme ve saklama koşullarına dikkat edilmelidir. Ayrıca, andız pekmezi alırken iyi bir araştırma yapılmalı ve en kaliteli andız pekmezi temin edilmeye çalışılmalıdır.

kantaronyağı

Kantaron yağı:

Kantaron yağı oldukça geniş bir alan içinde sağlık alanında kullanılmaktadır. Kantaron yağının içeriğinde oldukça etkili kimyasal maddeler içermekte ve kullanılan yağ ile bitkinin etkisi daha da artmaktadır.

Faydaları:

Kantaron yağı en önemli özellik olarak yaraları iyileştirme bakterileri öldürme hücreleri yenileme özelliği ile karşımıza çıkmaktadır. Kantoran yağı bağırsakların daha aktif çalışmasını sağlar ve dolayısı ile kabızlığa karşı iyi gelir. Hemoroid nedeniyle oluşan memelerin üzerinde sürüldüğünde kısa sürede rahatlama sağlar.Güneş yanığına karşı etkili bir çözümdür. Güneş yanığının oluştuğu alana el ile kantaron yağı sürüldüğünde acıyı hafifleterek rahatlama sağlanabilir. Masaj şeklinde kullanıldığında romatizma ağrılarına karşı iyi gelir. Bebeklerde karın ağrısı için kullanılabilir. Avuç içine kantaron yağı damlatılarak bebeklerin karnına masaj yapılır. Cilt lekelerine karşı iyi gelir.Ayakları ısıtıcı etkisi vardır. Özellikle kışın ayaklara kantaron yağı sürülürse ayakların ısınmasını sağlar. Damar büzücü etkisi sayesinde varis tedavisi için kullanılabilir. Varis için dahili kullanılması gerekir. Günde 1 tatlı kaşığından fazla kullanılmamalıdır. Vücutta ağrı oluşan bölgeye masaj yapılarak kullanılırsa ağrılara karşı iyi gelir.Yanık tedavisinde kullanmak için uygun bir bitkisel yağdır. Yanık olan bölgede enfeksiyon gelişme riskini azaltır ve iyileşme sürecini kısaltır.Mide ülserine karşı iyi gelir. Ezilme, burkulma ya da çarpma sonucu oluşan morluklara karşı iyi gelir. Zedelenen yere masaj yapılarak sürüldüğünde ağrı ve acı hissini hafifletir. Depresyon, stres, kaygı gibi ruhsal problemlere karşı iyi gelir.Kan dolaşımını arttırıcı etkisi vardır. Bebeklerde oluşan pişiklere karşı kullanılabilir. Mikropların yok olması için kullanılabilen etkili bir bitkisel yağdır. Kantaron yağı saçlar için de oldukça faydalı bir üründür. Saç dipleri ve saç derisinde meydana gelen problemler nedeniyle ortaya çıkan saç dökülmelerine karşı iyi gelir. Kepeklenme, egzama ve dış etkenlerden dolayı saçlarda oluşan problemlere karşı kullanıldığında saçlarda onarma sağlanabilir. Saç bakımı için direkt olarak kullanılabileceği gibi kür şeklinde de hazırlanarak saç sağlığı için kullanılabilir.

 

SARIMSAK

SARIMSAK:

 Sarımsak sofralarımızda yer verdiğimiz gerek çiğ olarak gerek de yemeklerimize katarak faydalandığımız ve sofralarımıza lezzet verdiğimiz antibiyotik özellikleri olan bir bitkidir diyebiliriz. Sarımsak bir gıda olduğu gibi çeşitli dertlerin de devasıdır.İnsanoğlu asırlar boyunca sarımsağı dertlerine deva bulmak için kullanmış ve sonuç almışlardır diyebiliriz. Sarımsağın faydaları saymakla bitmez. Şifalı bitkiler alanında birçok eser kaleme almış yazar Arif PAMUK hocanın Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi eserinde geçen Sarımsağın faydalarına bakacak olursak;

FAYDALARI;

-sarımsak kanı temizler                                                                                     SA

-sarımsak idrarı, teri söktürerek tıkanık damarları açar.

-sarımsak mide ve Mafsallardaki rutubeti kurutur.

-sarımsak kanı inceltir ve kan deveranını kolaylaştırır.

-sarımsak vücudun kuvvetini korur.

-sarımsak suların, zehirli hayvanların ve vebanın zararlarını önler.

-sarımsak bağırsak gazını ortadan kaldırır.

-sarımsak unutkanlıkta faydalıdır.

-sarımsak akciğer ve dalak hastalıklarına karşı iyi gelir.

-sarımsak ses kısıklığına karşı iyi gelir.

-sarımsak cinsel gücü tahrik eder,meniyi artırır.

-sarımsak sıtmaya iyi gelir.

-sarımsak akciğer veremine karşı faydalıdır.

-sarımsak mide ülserine karşı iyi gelir.

-sarımsak mafsal ağrılarına ve bağırsak kurtlarına karşı iyi gelir.

-sarımsak susuzluğa ,nefes darlığına,idrar zorluğuna karşı iyi gelir.

-sarımsak felce ve sinir bozukluklarına karşı iyi gelir.

-sarımsak cildi güzelleştirir,yemeği hazım ettirir.

-sarımsak böbrek taşlarını düşürür.

-sarımsak sedef çiçeği ve incir yenirse kır saçları döker,siyah saç çıkarır.

-sarımsak kimyon ve çam yaprakları beraber ağızda çiğnenirse dişleri kuvvetlendirir.

-sarımsak süt ile haşlanıp taze tereyağı ile macun yapılarak yutulursa cinsel gücü harekete geçirmekte eşsiz bir devadır.

-sarımsak bal ile merhem yapılarak başta meydana gelen kepeklenme ve sivilcelerede sürülürek şifa bulunulur.

-sarımsak kunduz hayası ve zeytinyağı ile ezilerek yılan ısırmasında tatbik edilirse zehiri dışarı atar.

-sarımsak yağı ile mafsal ağrılarına masaj yapılır. Cilt çatlamalarında krem olarak sürülür.

-sarımsak şişlikleri indirir,dolamada sarımsak ezilerek konulur.

-sarımsak diş ağrılarında günlük çiğnenir.

-sarımsak,yeşil zeytin ve havuç pişirilip yenirse göbeği eritir.

-sarımsak kan basıncını ve tansiyonu düşürür.

-sarımsak zehirli hayvan ışımalarında ezilerek içilir.

-sarımsak kan dolaşım rahatsızlıklarına karşı en iyi bir devadır.

-sarımsak kabızlık sorunu olanlar için kabızlığı önler vücuda diri tutar.

-sarımsak şeker hastaları için oldukça faydalıdır.

Sarımsağın genel olarak birçok sağlık sorununa iyi geldiği görülmektedir. Ancak her vücudun aynı oranda olmadığı ve  sarımsağı aşırı kullanmanın başka sağlık sorunlarına yol açabileceğini de unutmamak gerekir. Siz doktorunuza danışmadan hiç bir şeyin aşırısını tüketmeyin.

kefir

kefir2

KEFİR;

Kefir, tadı ekşimsi olan fermente bir süt ürünüdür.  Kefiri sütten veya yoğurttan ayıran en önemli nokta, içerisindeki bakteri kültürünün farklılığından kaynaklanmaktadır.

Sindirim Sistemi için Kefirin Faydaları: Laktobasiller ( laktik asit bakterileri ) bakımından zengin olan kefir, hazımsızlık ve kabızlık sorunlarında çok etkili olmasıdır. İçerisinde bulunan prebiyotik kültür kefiri sindirim dostu bir besin yapmasıdır. Kefir, tıpkı yoğurt gibi sadece bir süt ürünü değil; süt içerisinde yaşayan bakterilerden oluşan canlı bir yaşam ortamıdır. Bu besinleri farklı kılan, canlı ortamın çoğalması esnasında gerçekleşen fermantasyon sonucu açığa çıkan faydalı bileşimlerdir.

Ülsere karşı kefir faydaları: Kefiri benzersiz kılan bir diğer husus ise; bugün tıpça kanıtlanmış olan ülserin en önemli nedeni olan helikobakter pilori isimli bakteriyi yok etmesidir. 1980’li yıllara kadar ülserin nedeninin acı ve baharatlı gıdalar olduğu düşünülmüştü ancak günümüzde ülserin asıl nedeninin bu bakteri cinsi olduğu ayrıca bu bakterinin pek çok hastalığa neden olduğu ispatlanmış durumdadır.

Alerjiye karşı kefirin faydaları :  Kefir öncelikle bağırsak florasını düzenlemesinden dolayı alerji ile mücadelede kullanılabilecek bir gıdadır. Daha önce bahsettiğimiz gibi, bozulan bir bağırsak florasında  mantarlar yaygınlaşır, bu mantarlar ise yediğimiz besinleri kullanarak çeşitli atık maddeler ortaya çıkarırlar, bunlardan birisi ise asetaldehit adı verilen kimyasal bir maddedir. Bu madde belirli bir konsantrasyona geldiği zaman vücut histamin adı verilen bir madde salgılar.  Histamin aşırı düzeye geldiğinde ise vücutta alerjik semptomlar kendini gösterir. Bu sebeple anthistamin adı verilen alerji ilaçları geliştirilmiştir. İşte; kefir gibi besinler bozulan bağırsak florasını düzenlemektedir. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda, kefirin alerjik hastalıkları tetikleyen Ige (  İmmünoglobulin E ) seviyesini baskıladığı kanıtlanmıştır.

Bağışıklık Sistemi ve Kansere Karşı Kefirin Faydaları: Kefirin içerisinde B grubu vitaminleri ile K vitamini , ile kalsiyum ve magnezyum mineralleri bolca bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar; kefirin bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser oluşumu ile diğer hastalıkların gelişmesini önleyebileceği görülmüştür. Bunun yanı sıra kemik sağlığı içinde gerekli olan mineralleri içermesi de onu özel bir besin kılmaktadır.

Kefirin Besin Değeri: 100 gram kefir, yaklaşık 70 kalori olup, bu miktar; 4 gram yağ, 4 gram karbonhidrat,  60 mg kalsiyum, 75 mg postasyum ve 25 gram sodyum içermektedir. Bunun yanı sıra bolca A vitamini bulunmaktadır.

Kefir Nasıl Yapılır?
Organik Kefir Yapımı için Malzemeler

-1 tane kapaklı cam kavanoz .
-Naylon bir süzgeç ve tahta bir kaşık
-Genişce bir kap
-1 kilo (organik süt olması kural değildir ama daha iyidir, pastorize süt ile de yapılabilir. )
-150 gram kefir mayası

Evde Kefir Tarifi

Kefir taneleri temiz cam kavanoz içine konur. Oda koşullarında kavanozu tam doldurmayacak şekilde taze süt eklenir ve bir gün karanlık bir ortamda bekletilir. (Dilerseniz gün aşırı (36 saat) bekleterek daha ekşimsi bir tat elde edebilirsiniz.)Daha sonra karışım süzgeçten geçirilerek kefir taneleri süzülür. Kefir yapımı bu kadar. (Oda koşulları 22 ila 25 derece arasında ki sıcaklıkları kapsamaktadır.)

Kefir Mayası Nedir?

Kefir mayası, kefir elde etmek için kullanılan damızlıktır ve aslında kendisi de kefirdir.  Ancak özel mayalama şartları ile benzersiz kültürler elde edileceğinden, iyi bir maya bulmak kefirin daha lezzetli olmasını sağlayacaktır. İnternet sitelerinde ve çeşitli doğal ürün marketlerinde kefir mayası bulmak mümkündür. Organik Kefir Mayası piyasa da 19 TL’ ye satılmaktadır. Bunun yanı sıra 9 TL ile 14 TL arasında da kefir mayası bulmak mümkündür.

brokoli

BROKOLİ;

Brokoli son zamanlarda sofralarımızda oldukça fazla yer alan bir sebzemizdir. Brokoli  gerek yemeği gerek de salatası ile sofralarımızı süslemektedir. Belki de kalorisinin düşük olması özellikle diyet yapanlar için bu sebzeyi öne çıkarmaktadır. Brokoli Havuçtan daha fazla A vitamini Brokoli hücre yapısını koruyarak kansere karşı üstün koruma sağlayan besinler arasındadır. Turpgiller  familyasından olan bu bitki özellikle mide ve bağırsak kanserine karşı koruma sağlar. Hücre yaşlanmasını azaltıp, iltihaplanmanın önüne geçiyor, ve güçlü antioksidan özelliği ile bağışıklık sistemini destekliyor.Brokoli pişirildiğinde içeriği suya geçtiği için suyunun ziyan edilmemesi öneriliyor. Ya da püre haline getirilip 20 dakika bekletildikten sonra çiğ olarak tüketilmesi tavsiye ediliyor.Kalorisi çok düşük ( 100 gram 26 kalori ) olduğundan tam bir diyet besini. 100 gram çiğ brokoli günlük C ve K vitaminleri ihtiyacının tamamından fazlasını karşılayabilir. İçerisinde yoğun şekilde bulunan K ve A vitaminlerinin, D vitamininin vücutta depolanabilmesinde önemli görevleri vardır. Lahanagiller ailesine mensup diğer bitkilerde olduğu gibi, et pişirme esnasında özellikle ızgara yemeklerinde brokoli salatası tüketmek etin ve pişme esnasında oluşan zararlı etkilerin yok edilmesinde önemlidir. Fitobesinler açısında zengin tüm sebzeler gibi, brokoli de cilt, kalp, damar, sinir sağlığı için önemli besinler arasındadır. Kan basıncı ve kemik sağlığının korunması, göz sağlığı, kansızlık gibi pek çok durum için önleyici ve destekleyici bir gıdadır. Dileyenler, brokolinin suyunu sıkarak içebilir bu şekilde daha fazla fayda görmek mümkündür.Brokolinin bilinen ciddi bir yan etkisi yok ancak her besinde olduğu gibi fazla tüketilmemesinde fayda var. Vücutta iyot emilimini azaltabileceğinden iyot eksikliği olan kişilerin dikkatli davranması gerekebilir.

BROKOLİ KÜRLERİ;

Dr.İbrahim SARAÇOĞLU nun Kürü;

-Kadınlarda görülen fibrokistlere ve oluşan ağrılara karşı 21 gün brokoli kürü önerilmektedir.
-Ağzı kenarlarında oluşan uçuklar içinde brokoli kürü önerilmektedir.
-Helicobakteri Pylori bakterisine karşı oldukça etkili bir kürdür.
-Erkeklerde iyi huylu prostat büyümesine karşı yine 21 günlük bu kür tavsiye edilmektedir.
-Erkeklerde prostatit şikayetlerinde mükemmel bir kür olduğu söylenmektedir

Brokolinin püre halinde çiğ tüketilmesi önerilir. Brokoliyi yemeden önce temizlemek için sirkeli-tuzlu suda 15 dakika bekletip o şekilde tüketilmesi tavsiye ediliyor. Gözenekli yapısı, içerisine böcek veya kirleticilerin girmesini kolaylaştırıyor. Eğer pişirilip yenecekse, en fazla 5 dakika buharda pişirilmesi veya kaynar su içinde 5 dakika kaynatılması öneriliyor. Çorbalara ve yemeklere eklenecekse, besin değerini koruması için en son brokolinin pişmeye yakın ilave edilmesi öneriliyor.

enginar..

Enginar;

Enginar, mavi-mor renkli çiçekler açan, 50–150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitki olmakla birlikte genelde Güney Avrupa ve Akdeniz çevresinde yetişen Enginar Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur. Yaprakları sapsız, büyük, uzun-oval ve parçalıdır. Çiçekler üst yaprakların koltuğundan çıkan, uzun sapların ucunda büyük başçıklar halinde toplanmıştır. Çiçek tablası etlidir. Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır. Türkiyede dikimi genellikle Akdeniz ve Ege bölgesinde Ekim–Kasım aylarında, Marmara bölgesinde ise Mart–Nisan aylarında yapılmaktadır. Bursa Doğan köy ve keramet köyünde meşhurdur. Enginar sağlık açısından oldukça faydalıdır. Enginarın içinde bol miktarda içeren  Karaciğeri koruyan bileşikler olan flavonoidler bulunmaktadır.Bu flavonoidler karaciğerdeki dokularda ve hücre zarlarında meydana gelen oksitlenmeyi azaltır. Böylelikle karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesi sağlanmış olur. İdrar söktürücü etkisinden dolayı böbreklerin çalıştırır böylelikle vücuttaki istenmeyen atık sıvıların atılımını kolaylaştırır. İçeriğinde bulunan; kuarsetin, sinarin, gallik asit ve rutin gibi bileşimler sayesinde kanser, kalp-damar hastalığı, yüksek kolesterol gibi rahatsızlıkları gelişmesini önleyen enginar, ayrıca içerdiği inülü adlı madde sayesinde, kandaki şeker düzeyini düşürmektedir. Ayrıca mide ve bağırsakları temizleyen Enginar romatizmal ağrılar içinde bir şifa kaynağıdır. Enginar saf haliyle yenilebildiği gibi salatası yapılarak ya da  pişirilerek de tüketilebilir. Genelde pişirilerek zeytinyağlı yemeği tercih edilmektedir.

biberiye

Biberiye

Biberiye bir baharat çeşidi olarak sofralarımıza renk katmasının yanı sıra sağlık açışımdan da oldukça faydalı bir bitki çeşididir. Çalı cinsinden ve yılın her mevsiminde yeşil olan biberiye bitkisi son yıllarda yaygın bir şekilde zayıflama çayı olarak da kullanılmaktadır. Biberiye için piyasada satılan  bütün zayıflama çaylarının özünde yer alır diyebiliriz.

Biberiyenin Faydaları?

Kilo Vermede; Biberiye  taze ya da kurutulmuş olarak çay şeklinde hazırlanabilir. Biberiyenin en önemli özelliği iştahı kapatarak kilo vermeye yardımcı olmasıdır. Aynı zamanda biberiye yapraklarında üretilen biberiye yağı bölgesel zayıflamaya da yardımcı olabilir. Biberiye yağının bel ve göbek bölgesine uygulanması sonucu bölgede incelme sağladığı konusunda örnekler vardır.  Tüm bunların haricinde bayanların korkulu kabusu selülitler üzerinde de etkili bir bitki denilebilir. Selülitli bölgeye biberiye yağı ile masaj yapılarak 10 dakika kadar bekletilir. Cildin daha hoş ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasını sağlar.

Hafızayı Güçlendirmede;  Biberiyenin bilim adamları tarafından beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler bıraktığı iddia edilmektedir. Genellikle yaşlı insanlarda ortaya çıkan Alzheimer hastalığına karşı iyi geldiği, hastalığı engellediği bilinmektedir. Yani travmalar sonucu hafıza kaybı ve bunamaya karşı da etkili olduğu öne sürülmektedir.

Kas ve Eklemlerde Ağrı Kesici olarak;  Kas ve eklem ağrılarına iyi gelen biberiye yağ şeklinde soğuk pres halinde kullanılır. Ağrıları hafifletici etkisi olan Biberiye yağı ağrılı bölgeye sürülüp masaj yapılarak uygulanır.

Migren Ağrısında; Migren hastalığı için eski zamanlardan beri biberiye alternatif tedavi olarak kullanılmaktadır. Sık sık kafa ağrısı çeken kişiler için biberiye oldukça faydalı olduğu bilinmektedir.Biberiye bir tencerenin içine alınarak kaynatılır. Yüz açık kalacak şekilde kafa havlu ile sarıldıktan sonra kaynayan biberiyenin buharı solunur. İşlem yaklaşık 15 dakika devam ettirilir. Yapılan uygulama migren ağrılarını hafifleterek beynin daha fonksiyonel çalışmasını sağlaması ile bilinmektedir.

Alerji için: Biberiye alerji için oldukça faydalı bir bitkidir. Bu özelliği bilimsel olarak da kanıtlanan biberiye vücutta oluşan fazla nitrik ve oksitleri yok edici güce sahip olması bakımından dikkat çekicidir.

Bağışıklık Sistemi ve Sindirim Sistemi bozukluğu için; Yaygın olan Mide ülseri için şifa olan biberiye, bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesini sağlamaktadır. Kabızlık, mide problemleri, hazımsızlık gibi bir çok sindirim problemine  karşı da faydalı olan biberiye, kişilerde meydana gelen gıda zehirlenmelerine karşı  vücutta koruyucu etki yaratır. Kişilerde Zehirlenmeler nedeniyle ortaya çıkan olumsuzlukları ortadan kaldırır.

Solunum ve Karaciğer bozukluğu için; Ağız sağlının korunması açısından önemli olan Biberiye gargara suyu olarak kullanıldığında ağız kokusuna karşı iyi gelir Solunum yolu ve  Sinüzit kaynaklı baş ağrısı, nefes borusu iltihabı için alternatif tıpta etkili olarak kullanılabilir.  Biberiye diğer taraftan karaciğer hastalıklarının tedavisi için  önemini ortaya koymuştur. Biberiye Karaciğeri toksinlerden temizleyerek siroz vb.hastalıkların oluşmasını engeller.

Biberiyenin Zararları?

Biberiye sağlık açısından güvenle tüketilebilen bir besin kaynağıdır. Şimdiye kadar sağlıklı insanlarda herhangi bir zarara neden olduğuna dair bir bulgu yok. Fakat aşırı tüketilmesi durumunda yan etkileri olabilir. Kişilerde hafıza ve beyin fonksiyonlarına ciddi uyarılar yaptığı için özellikle epilepsi hastalarına tavsiye edilmez.Sinirsel sorunlar yaşayan hastalarında kullanmadan önce doktorlarına danışmaları gerekmektedir.Hamile ve emzirme döneminde olan anne ve anne adayları için tüketilmesi uzmanlar tarafından önerilmiyor, Yine Kan basıncı ve tansiyon hastalarına da  biberiye yağı ve biberiye çayı uzmanlar tarafından önerilmiyor.